Gelişen tıp bilimi ve teknolojisi yirminci yüzyılın özellikle ikinci yarısında insanların güzelleşmesinde sözcüğün tam anlamıyla bir “devrim” yapmışlardır. İnsanların, doğal halleriyle yetinmeyip kendilerini daha güzel göstermek ya da ufak tefek kusurlarını az çok örtmek, gizlemek gibi son derece insanca bir kaygıdan kaynaklanan makyaj, bu yolda bir yana bırakılmadan, aşılmıştır.
Zira günümüzde maddi olanakları elverdiği takdirde kadınlar, artık büyük burunlarını makyajla küçük göstermeye ya da kırışıklıklarını birtakım kremler altında gizlemeyi, sarkık göğüslerini askılar, ve sutyenlerle kaldırmaya gerek duymadan, bir başka deyimle yüzlerinde ve vücutlarında yüzeysel bir iki düzeltimden öteye gitmeyen önlemlerle yetinmeden sorunu kökünden çözmenin yolunu tutmaktadırlar, bir estetik müdahale ile kemerli bir burnu kalkık bir burna dönüştürmek, deriyi gerdirerek kırışıklıkları yok etmek, ameliyatla göğüsleri dikleştirmek, vs. artık bedelini ödedikten ve cesaret ettikten sonra kolayca gerçekleştirilecek işler arasına girmiştir.
İnsanlar çirkinliğe katlanmak istememekte, fiziksel kusurlarıyla barış içinde bir arada yaşamaktansa elerinde olanak olduğu takdirde güzelleşmek üzere plastik cerrahi ya da estetik cerrahi doktorlarının bıçağı altına yatmakta pek duraksamamaktadırlar. Öyleki sonunda birden fazla ameliyat geçirerek kendilerini bir çok kez ve değişik yerlerinden kesip, biçtirenlerin orijinalinden çok değişik yeni bir biçim kazandıkları gözlenmektedir. Örneğin kalçalarını fazla büyük, buna karşılık göğüslerini küçük, burnunu biçimsiz, kulak memelerini çirkin, gözkapaklarını torbalı, gerdanını iki kat vs. bulan biri bütün bu noktalarda bıçağın altına yatarak kendine tepeden tırnağa yeni bir biçim, yeni bir görünüm kazandırabilmektedir.
Populerlik: 2% [?]


26 Nisan 2010
admin
Kategori:
Etiketler: 